Ana içeriğe atla

EN DETAYLI KAVALA GEZİ REHBERİ

Kavala'yı bir de benden dinleyin...

Bu kadar çok gitmişken elbette ki yazmak için bu kadar çok beklememem gerekiyordu ama sonunda yazabilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Kavala benim için hep tadı damakta kalan şehir oldu. Hep kısa kısa kalabildiğimiz için tekrar tekrar gitme isteğim var.

Sanırım baktığımda en çok Yunanistan’da olduğumu hissettiren şehir Kavala. Muhteşem bir kalenin altında konumlanmış Yunanistan evleri…


Kavala
, İstanbul’dan 440 km yaklaşık 5 saatlik, Selanik’ten ise 165 km’lik bir mesafede. Kavala, Doğu Makedonya ve Trakya bölgesindeki 2. büyük şehirdir. Nüfusu yaklaşık 55-60 bindir. 2011 nüfus sayımına göre en kalabalık ilk 10 şehir arasında olmasa bile Yunanistan için canlı bir şehir diyebiliriz. 110 km2’lik yüzölçümüyle deniz kıyısında yer almaktadır.

Yunanistan Schengen bölgesine dahil olduğu için geçerli bir Schengen vizeniz veya yeşil pasaportunuz olmalı. Pasaportunuzun 6 aydan fazla süresi olmadı ve tabi ki Kıbrıs damgası bulunmamalıdır. Euro bölgesinde olduğu için de yanınızda euro bulundurmanızda fayda var.

Kavala’ya Türkiye’den en iyi ulaşım seçeneği karayolu ile aracınızla gitmek. Araç dışında İstanbul’dan sık sık otobüs de kalkmaktadır.

Uçak ile gitmek isterseniz maalesef Türkiye’den direkt uçuş bulunmuyor. Atina’ya gidip oradan aktarma yapabilirsiniz. Diğer bir havayolu seçeneği ise Selanik’e direkt uçup araçla veya otobüsle (KTEL) Kavala’ya geçmektir.

Kavala, yaz turizmi için de oldukça önemli bir şehir. Güzel sahilleri olduğu gibi Thasos’a yakın olması da cazip eden sebeplerden biri. Tabi Thassos’a da gittim ve detay olarak yazdım. Yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Kavala’da Thassos dışında İkaria, Rodos, Kos gibi adalara da feribotla ulaşabilirsiniz.

Karayolunu tercih edecekler için yol çok rahat ancak kurallara mutlaka dikkat etmeniz gerekiyor. Kavala’ya gidene kadar birçok gişeden geçmeniz gerekiyor. Arabayla Yunanistan’a giderken bilmeniz gerekenleri burada detaylı olarak anlattım. 

Kavala için önemli diğer bir konu da park yeri. Tabelaların bazıları Yunanca olduğu için anlamama ihtimaliniz var. Mutlaka park edebileceğiniz yere park edin aksi taktirde polis plakalarınız sökecektir ve siz de ehliyetiniz karşılığında plakanızı alabileceksiniz. Park sorunu olan Kavala gibi şehirlerde ücretli olan otoparkları tercih etmenizi öneririm.

KONAKLAMA

Konaklama için size harika bir önerim var. Kavala’nın hatta Yunanistan’ın en iyilerinden biri: “Epicure Suites”. Hem harika manzaram olsun h em de çok rahat edeyim derseniz seçeneğiniz kesinlikle burası. Her detayı düşünülmüş ve özenilmiş bir otel. Daha otele girişinizde ev yapımı limonata ile karşılıyorlar sizi. Odanıza geçtiğinizde ise sizleri ikramlarla beraber tertemiz bir oda karşılıyor. Siz gelmeden odanızı soğutuyorlar veya ısıtıyorlar. Balkonları ayrı muhteşem, banyosu ayrı muhteşem. Gitmişken 1 günü odanızda geçirmek isteyeceksiniz. Otelin kendi internet sitesine buradan, booking adresine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Kavala’da gezilmesi gereken yerlere gelirsek;

Kavala için denize girmek dışında sadece gezmek için geldiyseniz 2-3 günün fazlasıyla yeterli olacağını düşünüyorum.

Kavala Kalesi – Kavala Akropolisi

Yunanistan’daki en iyi manzaralardan birine sahip olan kale. Tüm Kavala ayaklarınızın altında gibi hissedeceksiniz. Giriş ücreti Eylül 2023 itibariyle 4,5€, öğrenci için 2.5 €. 6 yaşından küçük çocuklar için ise giriş ücretsiz. Açılış ve kapanış saatlerini mutlaka takip etmelisiniz çünkü yaz dönemi dışında 16:30'da kapanıyor. Girişte kafe de bulunuyor. Uzun yokuş sonrası dinlenmek için ideal. Biz çok sıcakta gittiğimiz için küçük bir mola verdik J

Akropolis, 15.yüzyılda inşa edilmiş ancak 1391 yılında yok edilmiş. Kalan kalıntıların üstüne şu anda görmüş olduğumuz kale yapılmış ve günümüze de bir kısmı ulaşmıştır. Elbette ki günümüze kadar birçok restorasyon da geçirmiştir. İçinde yer alan döner kule, cephanelik, hapishane, depo gibi birçok amaçla kullanılmıştır. Döner kuleden yukarı çıkıp harika fotoğraflar da çekebilirsiniz.



İçeride yer alan amfi tiyatro birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Biz denk gelemedik ancak bu tarihi atmosferde tiyatro ya da konser olağanüstü olacaktır. Düşünmesi bile aşırı heyecanlandırdı bizi. Yaz ve kış saatleri farklılık gösterdiği için mutlaka saatleri kontrol edip gidin. İnternet sitesinden detayları kontrol edebilirsiniz.

Su Kemeri

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Şehrin büyümesinde büyük katkısı olan bu kemer hala çok iyi bir şekilde şehrin ortasında bulunmaktadır. Su kemerinin 270 metre uzunluğunda ve maksimum yüksekliğinin 25 metre olduğu düşünülmektedir. Kavala Akropolis’i gibi 1391’de büyük zarar görmüş ancak sonrasında onarılmıştır. Altında Roma’dan kalan bir su kemeri kalıntısı olduğu da düşünülüyor. Tabi şu anda sembol olması dışında bir işlevi bulunmamakta. Altından geçmek inanılmaz büyük bir keyif. Tarihle iç içe olan şehirleri ayrı seviyorum. Muhteşem bir duygu.


Su Kemeri
’nin hemen önünde bir de “Konstantinoupoli” oku bulunuyor. Neden özellikle İstanbul için bir ok var bilemiyorum tabi ama her gördüğümde çok mutlu oluyorum. Aynı tabeladan bir de tam sahilde bulunuyor.


Old Town (Panagia)

Yunanistan’daki en güzel eski şehirlerden biridir bence. Bol yokuşlu olsa da eski dokusunu çok iyi korunuş sanki 2023 yılında gezmiyormuşsunuz gibi bir his yaratıyor. Bol hediyelikçilerin olduğu, kahvenizi içebileceğiniz ya da yemek yiyebileceğiniz harika bir yer. Kavala’ya geldiğinizde listenizin ilk sırasında olması gerekiyor. Zaten kiliselerin birçoğu görülecek yerlerin birçoğu da aslında Panagia bölgesinde yer alıyor. Yürüme mesafesinde hepsini görebilirsiniz. Zaten şehir içinde gezerken araç Kavala için oldukça zahmetli, bu nedenle merkezde bir otelde kalıp arabayı park yerinde bırakıp yürüyerek gezmek en iyi seçenek.



Kimisi Theotokou Kilisesi

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evinin hemen yanında dolayısıyla evle aynı olağanüstü manzaraya sahip kilise. Kavala’nın denize açılan uç noktalarından birinde olduğu için uçsuz bucaksız deniz manzarasına karşı inşa edilmiş. Aslı 15. Yüzyılda inşa edilmiş ancak 1957 yılında yıkılmak üzereyken aynı yere kare şeklinde şu anda gördüğümüz kilise inşa edilmiş. Bizans geleneğine sadık kalınarak yapılmış olan kilise gerçekten görülmeye değer.



Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Evi

Öncelikle ev için söylemem gereken bir şey var. Manzarası olağanüstü, muhteşem, harika, enfes 😊 Daha iyisini görmemiş bile olabilirim. Evin penceresi gözünüzün alabildiğince denize açılıyor. Sanki dünyanın öbür ucuna kadar giden kocaman bir denizmiş gibi… Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi uzun zamandır müze olarak hizmet veriyor. Çok iyi korunmuş ve hala da özenle korunduğu belli oluyor. Tabi ki ev de 18.yüzyıla ait Osmanlı döneminden kalan harika bir eser olarak ayakta duruyor. Aynı zamanda o dönemde Kavala’daki en büyük ev olma özelliğini de taşımaktadır. 



Ev restorasyon sırasında haremlik selamlık olarak dizayn edilmiş, gezerken de kapıda hangi odanın kime ait olduğunu yazdıkları bir minik tabela da bulunuyor. Halıların üstü kaplanmış koruma amaçlı ancak halıların eski olduğu ve günümüze kadar gelmiş olması muhteşem bir duyguydu. Kaplı olsa da basmaya kıyamadım ve yanından geçtim. Gezmeye gelen çocuklar için boya kalemleri ve boyama kağıtlarının olması da ince dokunuşlardan biriydi. Eylül 2023 itibariyle öğrenci girişi 3€, normal giriş ise 5€. Perşembe-Pazartesi arası 10:00-14:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

İmarethane

19.yüzyılda Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yaptırılmış bir eserdir. Günümüze kadar çok iyi korunmuş olarak gelmiştir. Osmanlı dönemine ait bu eser, eğitim, sosyal ve dini destek vermek amacıyla yapılmıştır. Osmanlı’da laik eğitim yapan batı tarzındaki okullardan biridir. Mübadele döneminde de oldukça önemli bir rol üstlenip konaklama yeri olarak kullanılmış, sonrasında birçok amaçla kullanılsa da 2004’ten bu yana otel olarak hizmet veriyormuş.

Kavala Kalesi’ne çıkarken yolunuzun üstünde mutlaka görmelisiniz. İçeride bir de Mehmet Ali Paşa Camii bulunuyor ancak ibadete açık bir cami değil.

Halil Paşa Camii

Halil Paşa veya Halil Bey Camii, Kavala kalesine oldukça yakın bir konumda bulunuyor. 1530 yılı civarında yapıldığı tahmin ediliyor. Camiinin cam zemininden Bizans eserlerinden 12.Ephorate kalıntıları, şehrin ilk Hristiyan yapısı olan Agia Paraskevi’nin kalıntıları da görünmektedir. Osmanlı egemenliğine girdiğinde camiye dönüştürülüp yapıldığı düşünülmektedir.



Caminin yanında çok iyi korunmuş olan medrese de bulunuyor. 1930-1940 tarihleri arasında Belediye Filarmoni Orkestrası burada yer aldığı için Yunanca’da “müzik camiisi” adını almış, şu anda ise “Eski Müzik” olarak adlandırılıyor.

Medrese tesisleri ise şu anda folklor müzesi gibi hizmet vermekle beraber sosyal hizmetlere de ev sahipliği yapıyor.

St. Nicholas Kilisesi

16.yüzyılda İbrahim Paşa tarafından cami olarak yaptırılmıştır. Büyük bir külliye içerisinde inşa edilmiş ancak günümüze sadece bu yapı sağlam gelebilmiştir. 1926 yılındaki mübadele ile birlikte kiliseye çevrilmiştir. 1945 yılında ise St. Nicholas adını almıştır. Cami olarak inşa edilmesi nedeniyle kiliselerden farklı yapıya sahip ancak sonradan şapeller eklenerek kiliseye benzemesi amaçlanmıştır.



Denize girmek isteyenler için 3 adet önerim olacak. İlki merkeze en yakın olan Kalamitsa Plajı. Şezlong ve şemsiyeler ücretsizdi. Denizi de oldukça güzel ancak ağustos sonrasında biraz dalgalı olabiliyor Kavala. Bu nedenle Temmuz ve Ağustos ayları ideal diyebilirim. İkinci önerim tabii ki Nea Peramos bölgesi. Burada Ammolofoi kesinlikle ilk seçenek olmalı. Dilerseniz Kavala’da konaklayarak dilerseniz de başka bir yere tatile giderken küçük bir deniz molası için değerlendirebilirsiniz. Üçüncüsü ise Thassos’a geçecekler için mükemmel bir tercih olacaktır, Keramoti. Hem feribot için gidilebilir hem de feribot öncesi 1 gün değerlendirilebilir.

Jumbo

Elbette bir Yunanistan klasiği Jumbo'ya gitmeden olmaz. Kavala'da da oldukça büyük bir tane var. Adresi: Amigdaleonas Filippon Str. Çok fazla çeşitli ev eşyası, oyuncak, kırtasiye ve aksesuarın satıldığı en az 2 saatinizi harcayacağınız bir mağaza. Tabi buradan 50€ üzeri alışveriş yaptığınız takdirde tax free de alabiliyorsunuz. Mutlaka en az 1 kere jumboya şans vermenizi tavsiye ederim. Yunanistan'da tax-free nasıl alınır detaylı olarak burada anlattım.

YEME-İÇME

Tabi en en en önemli konu olan Kavala Kurabiyesi’nden bahsedelim…

Bilmeyen yoktur sanırım bu kurabiyeyi J Bademli bol pudra şekerli ay şeklinde kurabiyeler. Püf noktası kullanılan tereyağı ve tabi ki avuç içine değmeden (sıcaklık sebebiyle) yapılıyor olması. Sokaktaki tüm pastanelerde bulabilirsiniz elbette ama bence en iyisi Chrisantidis <3 Chrisantidis fabrika satış mağazasından ya da duty free shoptan alabilirsiniz. Fiyat farkı bulunmuyor. Büyük paket 12€.

Gelelim en önemli konu olan ouzo ve mezeye J

Kavala’nın en iyisi, Yunanistan’ın ise en iyilerinden “Savvas Seafood”. Denize sıfır olması, harika bir şehir manzarasına sahip olması ve olağanüstü lezzetli mezeleriyle kesinlikle tercih sebebi. Porsiyonlarının çok büyük olmasına dikkat edin ve Türkiye’deki gibi kişi başı 1 porsiyon balık vs. sipariş etmeyin. Birkaç çeşit meze sipariş ettikten sonra ilave yapmanızı öneririm. Mekanın tripadvisor linki için tık tık :) 2023 Eylül itibariyle caciki 3,5€, horiatiki yani greek salad 7,5€, taze kalamar kızartması 8,5€. Biz 8 kişi ouzo ve 15 çeşit meze için 100€ ödedik. Fiyatları Yunanistan ortalamasında ancak lezzeti kesinlikle ortalamanın üstü 😊




Yemek kısmını hallettik peki frape içmeden mi döneceğiz? Tabi ki hayır! Yunanistan’ın en iyi kahve zincirlerinden biri olan Mikel’in burada da şubesi bulunuyor. Merkezi bir konumda bulunuyor. Adresi Averof 2. Her gün 06:00-23:00 arasında açık. Kek, kruvasan, sandviç de bulunuyor ancak çabuk tükendiğini de eklemem gerekiyor. Buradan kahvenizi alıp sahilde yürürken de keyifle içebilirsiniz.

Keyifli tatiller...

 

 

 

 

Yorumlar

en güzel anlardan...

en güzel anlardan...